3 Temmuz 2026 tarihinde Avrupa Parlamentosu Çevre, İklim ve Gıda Güvenliği Komitesi (ENVI), Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi öncesinde hazırlanacak Parlamento kararına ilişkin değişiklik önerilerini değerlendirdi. Yaklaşık 200 değişiklik önerisini içeren bu çalışma, henüz Avrupa Parlamentosu’nun nihai pozisyonu olmasa da, Avrupa Birliği’nin COP31 müzakerelerine hangi önceliklerle katılacağını göstermesi bakımından önemli ipuçları sunuyor.

Paris Anlaşması’nın ikinci evresine geçiliyor

Son yıllarda gerçekleştirilen COP zirvelerinde ağırlıklı olarak ülkelerin yeni taahhütleri, net sıfır hedefleri ve uzun vadeli vizyonları konuşuldu. Ancak Avrupa Parlamentosu artık odağın farklı olması gerektiğini savunuyor.

 

Parlamento’ya göre artık temel soru; “Yeni hedef açıklanacak mı?” değil, “Mevcut hedefler nasıl gerçekleştirilecek? olmalı.

 

Bu nedenle belgede Paris Anlaşması’nın ilk Küresel Durum Değerlendirmesi (Global Stocktake) sonrasında ortaya çıkan uygulama açığının kapatılması, ülkelerin 2035 Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC) somut politika ve yatırımlarla desteklemesi ve emisyon azaltımının hızlandırılması gerektiği güçlü şekilde vurgulanıyor.

Antalya Başkanlığı’nın gündemi Avrupa’dan destek görüyor

Belgenin belki de en dikkat çekici yönü, COP31 Antalya Başkanlığı tarafından açıklanan Global Climate Action Agenda’ya verilen güçlü destek.

 

Parlamento üyeleri tarafından sunulan değişiklik önerileri, Antalya Başkanlığı’nın öne çıkardığı birçok başlığın karar metnine açık şekilde eklenmesini öneriyor.

 

Bunlar arasında özellikle aşağıdaki gibi  başlıklar yer alıyor;

Yeşil dönüşümün ortak dili

Bugün uluslararası pazarlarda rekabet yalnızca fiyat ve kaliteyle ölçülmüyor.

Artık şirketlerden;

 

karbon ayak izlerini hesaplamaları,
ürün bazında çevresel verilerini paylaşmaları,
yaşam döngüsü analizleri yapmaları,
doğrulanabilir sürdürülebilirlik bilgileri sunmaları

bekleniyor.

 

Standartlar ise tüm bu süreçlerde ortak bir dil oluşturuyor. Aynı zamanda yeşil aklamanın (greenwashing) önüne geçerek yatırımcılar ve tüketiciler için güven tesis ediyor.

Elektrifikasyon COP31’in ana temalarından biri olabilir

Belgede en sık tekrar edilen kavramlardan biri elektrifikasyon.

 

Öneriler yalnızca yenilenebilir enerji yatırımlarını değil, ulaştırmadan binalara, sanayiden nihai enerji tüketimine kadar birçok sektörde elektrifikasyonun hızlandırılmasını hedefliyor.

 

Hatta bazı önerilerde 2035 yılı için küresel elektrifikasyon oranına yönelik ortak bir hedef oluşturulması gerektiği ifade ediliyor. Bunun yanında Avrupa Komisyonu, COP30 ve COP31 Başkanlıkları ile birlikte başlatılan Electrify Now girişimi de destekleniyor.

Bu yaklaşım, önümüzdeki yıllarda şirketlerin sadece yenilenebilir enerji satın almalarının değil, aynı zamanda fosil yakıt kullanan süreçlerini elektrikle çalışan teknolojilere dönüştürmelerinin de iklim stratejilerinin merkezine yerleşeceğini gösteriyor.

Döngüsel ekonomi artık iklim politikasıdır

COP süreçlerinde döngüsel ekonomi uzun yıllardır konuşulsa da, bu kez ilk defa iklim müzakerelerinin ana araçlarından biri olarak öne çıkıyor.

 

Parlamento;

 

Green Industrialisation,

 

Circular Economy,

 

Circular Material Use Rate

gibi kavramların COP31 hedefleri içerisinde yer almasını destekliyor.

 

Bu durum özellikle üretim sektöründeki şirketler açısından önemli bir gelişme. Çünkü karbon azaltımı artık yalnızca enerji tüketimiyle değil, kullanılan malzemelerin döngüselliğiyle de değerlendirilecek.

Adaptasyon artık ikinci planda değil

Belgede yalnızca emisyon azaltımı değil, iklim değişikliğine uyum konusu da güçlü şekilde öne çıkıyor.

Avrupa Parlamentosu;

 

Küresel Adaptasyon Hedefi’nin (Global Goal on Adaptation) uygulanmasını,

 

ulusal adaptasyon planlarının hızlandırılmasını,

 

erken uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını,

 

doğa temelli çözümlerin desteklenmesini

 

öneriyor.

 

Bu yaklaşım, iklim risklerinin artık yalnızca çevresel değil; ekonomik, sosyal ve operasyonel riskler olarak değerlendirildiğini gösteriyor.

Metan ve atık yönetimi yeniden gündemde

Karar taslağındaki değişiklik önerileri, Global Methane Pledge kapsamındaki taahhütlerin güçlendirilmesini de destekliyor.

 

Özellikle; atık sektörü, tarım, petrol ve doğal gaz kaynaklı metan emisyonlarının azaltılması gerektiği vurgulanıyor.

 

Bu nedenle özellikle atık yönetimi, biyogaz, organik atık ve döngüsel ekonomi uygulamalarının COP31 boyunca daha görünür hale gelmesi beklenebilir.

 

3 Temmuz’da gerçekleştirilen ENVI Komitesi toplantısı, Avrupa Parlamentosu’nun COP31 öncesindeki siyasi önceliklerini ortaya koyan ilk kapsamlı değerlendirme oldu. Komite üyeleri tarafından sunulan değişiklik önerileri; elektrifikasyon, yeşil sanayileşme, döngüsel ekonomi, adaptasyon ve metan azaltımı gibi başlıkların COP31 gündeminde daha güçlü yer almasına yönelik geniş bir eğilime işaret ediyor. Nihai Parlamento karar metni sonraki aşamalarda şekillenecek olsa da, ENVI’de ortaya çıkan bu yaklaşımın Avrupa Birliği’nin Antalya’daki müzakere pozisyonuna önemli ölçüde yön vermesi bekleniyor.