Avrupa Birliği Emisyon Ticaret Sistemi’nin (EU ETS) 2026 yılında başlayacak revizyon süreci, Avrupa çelik sektöründe dikkat çekici bir ayrışmayı da ortaya çıkardı. Aynı sektörde faaliyet gösteren önde gelen üreticiler, ETS’nin geleceği konusunda
birbirine tamamen zıt taleplerle Avrupa Komisyonu’na başvurdu.

 

ArcelorMittal, thyssenkrupp ve voestalpine gibi büyük üreticiler, artan karbon maliyetlerinin Avrupa sanayisinin rekabet gücünü zayıflattığını savunarak ETS kurallarının gevşetilmesini ve ücretsiz emisyon tahsislerinin sürdürülmesini talep etti. Buna karşılık SSAB, Salzgitter ve Outokumpu ise Avrupa’nın 2040 iklim hedeflerine ulaşabilmesi için ETS’nin mevcut yapısının korunmasını, ücretsiz tahsislerin planlandığı şekilde kademeli olarak kaldırılmasını ve düşük karbonlu üretime geçişin hızlandırılmasını destekledi.

 

Bu görüş ayrılığının arkasında ise şirketlerin son yıllarda yaptığı yatırım tercihleri bulunuyor. Bazı büyük üreticiler, kömür bazlı yüksek fırınlarını kapatmak yerine milyarlarca avroluk yatırımlarla bu tesislerin ömrünü 15-20 yıl daha uzatmayı tercih
etti. Aynı dönemde yeşil hidrojen ve elektrik ark ocakları gibi düşük karbonlu projelerin ise ertelendiği veya iptal edildiği görülüyor.

 

Makaleye göre bu şirketler, yıllardır ücretsiz karbon tahsisleri ve çeşitli kamu esteklerinden önemli ölçüde faydalandı. Özellikle ücretsiz tahsis edilen emisyon izinlerinin bazı dönemlerde şirketlerin gerçek emisyonlarından daha fazla olması, milyarlarca avroluk ekonomik avantaj sağladı. Ayrıca karbon maliyetlerinin önemli bir kısmı ürün fiyatlarına da yansıtıldı.

 

Ancak Karbon Sınırda Düzenleme Mekanizması’nın (CBAM) devreye girmesiyle birlikte ücretsiz tahsislerin aşamalı olarak kaldırılması planlanıyor. Bu durum, yüksek karbonlu üretim teknolojileriyle faaliyet göstermeye devam eden tesislerin
maliyetlerini önemli ölçüde artıracak.

 

Çelik sektörü, Avrupa ETS kapsamındaki toplam emisyonların yaklaşık %7’sini oluşturuyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, sektörün elektrik ark ocakları (EAF), doğrudan indirgenmiş demir (DRI), yenilenebilir enerji ve yeşil hidrojen gibi düşük karbonlu
teknolojilere geçişini kritik görüyor.

 

Sonuç olarak ETS revizyonu yalnızca karbon piyasasının geleceğini değil, Avrupa çelik sektörünün hangi teknolojiyle üretim yapacağını da belirleyecek önemli bir dönüm noktası niteliğinde. Bir tarafta mevcut karbon yoğun üretim altyapısının
korunmasını isteyen şirketler bulunurken, diğer tarafta ise düşük karbonlu çelik üretiminin Avrupa’nın rekabet gücü açısından kaçınılmaz olduğunu savunan üreticiler yer alıyor.

 

Önümüzdeki dönemde Avrupa Komisyonu’nun ETS revizyonunda alacağı kararlar, hem Avrupa sanayisinin dönüşüm hızını hem de küresel çelik sektöründeki rekabet dengelerini doğrudan etkileyecek gibi görünüyor.
Kaynak: https://carbonmarketwatch.org/2026/07/06/why-some-steelmakers-are- trying-to-weaken-the-eu-ets